17 Mart 2016 Perşembe



Çorum'dan tartışma yaratacak karar

Travmayı yaratan taciz değil basındır

GÖKÇER TAHİNCİOĞLU Ankara

Çorum Ağır Ceza Mahkemesi'nce, dini eğitim ve burs almak için vakfa gelen E.Y.'ye cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle 4 yıl 8 ay hapse mahkum edilen Ensar Vakfı Eski Şube Başkanı Z. İ. hakkındaki kararın gerekçesinde tartışma yaratacak ifadeler yer aldı. E.Y.'nin "beden ve ruh sağlığının bozulduğuna" yönelik Adli Tıp Raporu'na rağmen Z.İ.'nin 15 yıldan az olmamak üzere hapisle cezalandırılmasına yol açacak "nitelikli cinsel istismar" maddesini uygulamayan ve cezada "iyi hal" indirimi yapan mahkeme, "Kızın beden ve ruh sağlığının istismar nedeniyle mi yoksa ulusal basından çıkan haberlerden dolayı mı bozulduğu konusunda şüphe vardır. Şüpheden sanık yararlanır" ifadelerini kullandı. Mahkeme, kararla birlikte Z.İ.'nin tahliyesini de kararlaştırdı.
Çorum'da büyük yankı uyandıran dava, 15 yaşından küçük olan E.Y.'nin Z.İ.'nin cinsel istismarına maruz kaldığı gerekçesiyle, ailelerinin şikayetçi olması ile başladı. Genç kızın ifadeleri, vakfa gidip gelen diğer öğrencilerin de tanık sıfatıyla benzer beyanlarda bulunması, Z.İ.'nin tutuklanmasına yol açtı. Adli Tıp ve Ankara Tıp Fakültesi ise genç kız ile E.Y. ile birlikte şikayetçi olan arkadayı E.G.'nin, uğradıkları cinsel istismar nedeniyle beden ve ruh sağlığının bozulduğu yönünde rapor hazırladı.



Rapora rağmen düşük ceza

Ancak rapora rağmen mahkeme, E.Y.'nin şikayeti üzerine açılan davada, Z.İ.'nin en az 15 yıl hapis cezası almasına yol açabilecek "beden ve ruh sağlığının bozulmasına neden olabilecek şekilde cinsel istismar" maddesini işletmedi. Mahkeme, aynı suçu birden fazla kere işlediği gerekçesiyle 5 yıl 7 ay hapse mahkum ettiği Z.İ.'nin cezasını, iyi hal indirimi yaparak, 4 yıl 8 oy şeklinde belirledi. Mahkeme, kararla birlikte İşler'in tahliyesine de karar verdi. Yazımı tamamlanan gerekçeli kararda, İşler için belirlenen ceza miktarı şöyle açıklandı:
"E.Y., sanığın cinsel istismar eyleminden 1-1,5 yıl sonra şikayetçi olmuştur. Eylem, sanığın Çorum ilindeki konumu nedeniyle büyük sansasyon yaratmış, ulusal basında da yer almıştır. Davanın yarattığı yankı dikkate alındığında, mağdurenin ruh ve beden sağlığının uğradığı cinsel istismar eyleminden mi yoksa şikayetçi olduktan sonra yaşadığı gelişmeler, ulusal basının mağdure üzerinde yarattığı etki ve baskılar ile mi meydana geldiği hususunda şüphe oluşmuştur. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince karar verilmiştir."
Kararda, ailesinin ve arkadaşlarının davanın başladığı döneme kadar E.Y.'nin davranışlarında anormallik görmediklerine yönelik anlatımları da bu yoruma dayanak gösterildi.

Bekaret yoksa ceza da yok

Z.İ., hakkında mağdurenin ablası Ö.Y.'nin "Beni de istismar etmişti" şeklindeki suçlaması üzerine ayrı bir dava açılmıştı. Mahkeme, bu davada beraat kararı verdi. Mahkeme, beraat kararını İşler aleyhindeki ifadelere rağmen, "bekaretin kaybı konusundaki çelişkili beyanlara" dayandırdı. Kararda, şu ifadeler kullanıldı:
"Her ne kadar Ö.Y., beyanlarında 13 yaşından itibaren sanığın kendisini elle taciz etmeye başladığını, cinsel organına ve vücudunun diğer yerlerini eliyle tutmak suretiyle kendisini taciz ettiğini, kursta kendisini dudaklarından ve vücudundan çeşitli defalar öptüğünü, kendisiyle zorla cinsel ilişkiye girdiğini, ilişki sırasında organında kanama olduğunu beyan etmiş ise de 19 Mayıs 2008'de Adana Ceyhan'da bir başka dava nedeniyle verdiği ifadede A.D. adlı şahısla rızası ile ilişkiye girdiğini A.D.'den önce başka erkekle ilişkiye girmediğini söylediği anlaşılmıştır. Sanığa atılı suç, niteliği itibarı ile maddi bir delille ispatlanması en zor olan suçlardandır. Mağdurenin beyanlarının kendi içerisinde çelişmesi karşısında, doğruluğu konusunda ciddi şüphe oluşmuş, şüpheden sanığın yararlanacağı ilkesi gereğince, inandırıcı delil elde edilemediğinden, sanığın beraatine karar vermek gerekmiştir."

Bunlar değerlendirilmedi

Mahkeme, davada tanıklık yapan, vakıf çalışanı ve bursiyerlerinin ifadelerini ise değerlendirmeye gerek görmedi. İşler'in sadece Ö.Y.'yi değil kendilerini de taciz ettiğini anlatan öğrencilerin anlatımlarına rağmen, bu davadan beraat kararı çıktı. Ö.Y.'nin avukatları kararı temyiz etti.

* * * *

İstismar, dini duyguları bile etkilemiş

Cinsel istismarın sonucu: Aile boyu travma

GÖKÇER TAHİNCİOĞLU Ankara

Ensar Vakfı Çorum Şubesi eski Başkanı Z.İ.'nin cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen, yaşları 15 yaşından küçük iki kız için Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından verilen rapor, kızların ve ailelerinin yaşadığı travmayı ortaya koydu. Rapor, başta Vakit yazarı Hüseyin Üzmez'in istismarına uğrayan genç kız olmak üzere, benzer olaylarda verilen "ruhsal bozukluk bulunmadığı" raporlarıyla ilgili olarak da soru işaretleri yarattı. Raporda, ailelerinde bile olayın etkileri görülen genç kızlardan birinin dini inançları konusunda da akıl karışıklığı yaşadığı vurgulandı.
Çorum Cumhuriyet Başsavcılığı, 2005 ve 2007 yıllarında dini eğitim için gittikleri Ensar Vakfı'nda cinsel istismara uğradıklarını öne süren iki genç kızın yıllar süren suskunluklarını bozarak geçen yaz savcılığa başvurmalarının ardından tutuklanan Z.İ. hakkında "basit cinsel istismar" suçundan dava açtı.

Ruh sağlığı raporu

Çorum 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen dava kapsamında, mahkeme, genç kızların cinsel istismar nedeniyle ruh sağlıklarının bozulup bozulmadığının tespiti için Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde muayene edilmelerine karar verdi.
6 profesör tarafından muayene edilen kızlardan E.Y. hakkındaki raporda, genç kızın, 9 ay süre ile tacize uğradığını anlattığı belirtildi. Raporda, E.Y.'nin, İşler'in kendisini sürekli yanına çağırdığını, gitmediğinde tehdit ettiğini anlattığı da ifade edildi. Raporda, bu olayların okul başarısında düşme, içe kapanıklık, isteksizlik, mutsuzluk, iştahsızlık, kilo kaybı, uyku bozukluğu gibi sonuçlara yol açtığı vurgulandı. Raporda, duygu durumu "depresif" olarak tarif edilen E.Y.'nin, elem içerisinde bulunduğu, suçluluk duyduğu, kaygı, korku ve gerilim yaşadığı vurgulandı.

Ablası da uğramış

Raporda, E.Y.'nin ablasının da 6 yıl önce İşler tarafından cinsel istismara uğradığı yönünde savcılıkça yürütülen bir soruşturma bulunduğu anımsatılarak, genç kızın anne ve babasının da yaşanan travma ile ilgili ruhsal belirtiler gösterdikleri ifade edildi.

Din duyguları

E.G. hakkındaki raporda ise genç kızın anhedoni (hayattan zevk alamama), irritebilite (aşırı gerginlik, tepkili davranış), isteksizlik, depresif duygudurum gibi belirtiler gösterdiği, yaşadıklarının okul başarısızlığı, okuldan kaçma gibi davranış sorunlarına yol açtığı vurgulandı. Çocuğun, dini eğitim için gittiği yerde istismara uğramasının, dini inançları konusunda akıl karışıklığı yaşamasına yol açtığı, insanlara güveninin sarsıldığı ifade edildi.

En az 15 yıl

Vakit yazarı Üzmez tarafından istismar edildiği öne sürülen B.Ç. hakkındaki raporu nedeniyle eleştirilen İstanbul Adli Tıp, iki genç kız hakkındaki raporları yerinde bulursa, İşler'in yargılandığı davanın kapsamı değişecek. 3 yıldan 8 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan İşler, ağır ceza mahkemesinde en az 15 yıl hapis istemiyle yargılanmaya başlayacak.




1 yorum:

  1. 21 Temmuz 2016 Perşembe
    DEĞERLİ TÜRK MİLLETİ KIBRIS HARAKATINDA YAŞADIĞIM BİR OLAYI SİZE ANLATACAĞIM.
    Bizler 20/07/1974 yılında Anfibi kuvveti olarak adaya çıktık bize verilen emir silahlı bir mukavemet olmadıkça silah kullanmayın sivillere zarar vermeyin diye talimat verilmişti ve biz o emre harfiyen uymuştuk
    bizler elinde silah olmayan rumlara ala silah çekmedik şehitler vermemize rağmen siviller ölmesindiye
    azimi dikkati gösterdik çünki biz Türk askeri idik ve Atatürkün subayları erleri idik.ve kıbrısta silahsız hiçbir
    sivile silah doğrulmadık ben Türk ordusunun bir subayı olmaktan Atatürk ün harbiyelisi olarak hep gurur duydum şimdi ülkemde yaşanaları gördükçe bu şerefsizler bizim başımızı öne eğdirdiler Türk askerini Atatürk
    ün askerine katliamcı damgasını vurdular bunlar asker olamaz en kötü iktidar eniyi darbeciden daha iyi,dir
    halbuki bu darbe girişimini gene asil Türk milletinin evladı olan Atatürk ün askeri olan askerlerimiz önlemiştir
    bu darbeyi önleyen Türk silahlı kuvvetleridir hiçbir kuvvet bu vatan hainlerine katılmamış destek vermemiştir
    artık zaman ülkemizde birlik ve beraberlik zamanıdır birliğimizi beraberliğimizi korumak askerimizi sevmek
    zorundayız bu ordudan başka ordumuz yok

    Gönderen argeturanpartisi@gmail.com zaman: 03:12

    YanıtlayınSil