9 Temmuz 2013 Salı

Gaza karşı yüzünü kapatırsan tutuklanırsın, yüzü açık pala sallarsan serbest kalırsın

Adalete sallanan "pala"

GÖKÇER TAHİNCİOĞLU Ankara

İstanbul'da, Gezi Parkı protestoları sırasında pala ile göstericilere saldıran, gösterici bir kadına pala ile vurup, uçan tekme atan, polis araya girince palayı göstericilere fırlatan Sabri Çelebi'nin serbest bırakılması, İstanbul ve İzmir'de eli sopalı ve satırlı gruplara yönelik bugüne kadar bir işlem yapılmamaması, akıllara Gezi Parkı protestoları kapsamında "terör örgütü üyeliği", "mala zarar verme", "yaralama", "polise direnme" gibi suçlardan tutuklananlar hakkındaki kanıtları getirdi. Buna göre, yargı, pala ile saldırmayı tutuklama nedeni saymazken, gaz maskesi, slogan atma, evlerden çıkan kitaplar tutuklama nedeni sayıldı.



İstanbul'da cumartesi günü yapılan Gezi Parkı protestoları sırasında ellerinde palalar bulunan 4 kişi göstericilere saldırırken kameralara yakalandı. 4 kişiden Sabri Çelebi, bir kadını palayla yaralayıp, sırtına uçan tekme atarken görüntülendi. Sabri Çelebi ve yanındakilere bu eylemleri sırasında müdahale etmeyen polisin, daha sonra sakinleştirerek uzaklaştırdığı kameralara yansıdı. Çelebi ve yanındakilerin bu sırada ellerindeki palaları kalabalığa fırlattıkları da görüntülendi.

Kimliği deşifre oldu

Taksim'de esnaf olduğunu söyleyen Çelebi ve yanındakilerin kimlikleri kısa süre sonra sosyal medyaya yansıdı. Tepkiler üzerine, Çelebi ile 3 kişinin gözaltına alındığı açıklandı. Ancak Çelebi ve yanındaki 3 kişi, dün tutuklanmaları talebiyle sevk edildikleri mahkeme tarafından serbest bırakıldı. Çelebi ile yanındakilere sadece "polise direnme" ve "kasten yaralama" suçlarının yöneltildiği öğrenildi. Savcılığın karara itiraz edip etmeyeceği ise henüz netleşmedi.

Hiç yakalanmadılar

Daha önce yine İstanbul'da ve İzmir'de de pala, satır ve sopalarla sokağa çıkarak göstericileri kovalayan, darp eden kişilerin görüntüleri kameralara yansımıştı. Ancak bugüne kadar o göstericiler hakkında işlem yapıldığına yönelik hiçbir haber kamuoyuna yansımadı.
Sosyal medyaya yönelik operasyonlarda da Gezi Parkı protestoları için çağrı yapanlar, göstericileri belli bölgelere gitmemesi konusunda uyaranlar gözaltına alınırken, protestolara karşı polisle birlikte hareket etme, sopalarla sokağa çıkma çağrısı yapanlara karşı hiçbir işlem gerçekleştirilmedi.

Kimse tutuklanmadı

Ankara'da polis kurşunuyla öldürülen Ethem Sarısülük'ü vuran polis memuru Ahmet Ş., göstericileri başından, gözünden kasten yaralayan polis memurları da bugüne kadar tutuklanmadı.

Bir de bunlar var

İnsan Hakları Derneği ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı verilerine göre, Türkiye genelinde, Gezi Parkı protestolarına katılan 100'ü aşkın kişi tutuklandı. Palayı, satırı, sopayı tutuklama nedeni saymayan yargının Gezi Parkı protestocularını tutuklama nedenleri arasında şunlar yer aldı:
- Evlerden çıkan CD, DVD ve kitaplar.
- Ev aramalarında bulunan gaz maskesi, pilates bandı.
- Yüzleri bezle kapatma.
- Taş ve sopa kullanma.
- Kamu kurumlarını işgale yönelme.
- Görevli memura etkin direniş.
- Kamu görevlilerine hakaret.
- Eyleme katılmaları için çağrıda bulunma.
- Halkı kamu düzenine karşı suç işlemek amacıyla tahrik etmek.
- Sövmek suretiyle bir memurun şeref ve saygınlığına saldırmak.
- Seyahat ve ticaret özgürlüğünü engellemek.
- "Devlet ve İhtilal, Mavi Gözlü Dev, Das Kapital, Marksizm ve Sorunlarımız, Sol Komünizm, Bir Adım İleri İki Adım Geri, Sosyalizm ve Savaş, Che Bolivya Günlüğü, Devrimci Marşlar Ağıtlar (Kürtçe Türkçe), Mamak Zindanı Sahibini Arayan Mektuplar" gibi kitaplar.

Biz mi beğeniyoruz?

Tutuklanan kişilerin bazılarının yasal örgütlere üyeliği de suç sayıldı. Bu sivil toplum örgütlerinin yasadışı örgütlerin açık alan yapılanması olduğu iddia edildi. Bu görüş doğrultusunda, protestocuların DHKPC (Devrimci Halkın Kurtuluş Partisi), MLKP (Marksist Leninist Komünist Partisi), THKPC - Direniş Hareketi (Türkiye Halk Kurtuluş Cephesi), DEV- YOL (Devrimci Hareket), Troçkistler, MKP (Maoist Komünist Parti), TKP/ML (Türkiye Komünist Partisi/ Markist Leninst), DSİH (Devrimci Sosyalist İşçi Partisi), TKİP (Türkiye Komünist İşçi Partisi- Leninist) gibi örgütlere üye oldukları da öne sürüldü. Ankara'da bir gösterici, mahkemeye, "örgütü siz mi seçiyorsunuz, biz mi beğeniyoruz" dedi.

Ölüm yok, suçlama yok

Ankara'da yaşamını yitiren kamu görevlisi olmamasına rağmen bir bölüm şüpheli hakkındaki savcılık yazısında, suçlamalar arasında "kamu görevlisini öldürme" suçu da yer aldı. Ancak bu ifade mahkeme tarafından dikkate alınmadı. Mahkeme, tutuklama kararını örgüt üyeliğinden verdi.

286 bin "şüpheli"

Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün, Gezi Parkı olaylarında gözaltına alınan 23 şüpheli hakkında hazırladığı fezlekede, başkentte eylemlere 286 bin kişinin katıldığı, katılmayanların da evlerinde ışık yakıp söndürdüğü, korna çaldığı, tencerelere vurduğu belirtildi. TMMOB, TTB, ÇHD, Ankara Barosu, İHD, ATO, eylemcilere kamuoyu desteği sağlamaya çalışmakla suçlanırken, "CNN, BBC, The Economist, El Cezire, Reuters'ın eylemleri abartarak, çarpıtarak dünyaya servis ettikleri, dezenformasyonda bulundukları vurgulandı. Fezlekede, "hükümet karşıtı basın-yayın kuruluşları, gazeteciler, sivil toplum örgütleri, taraftar grupları ile sanat camiası mensupları ve marjinal grupların, eyleme katılan şahısları kışkırtıp yönlendirdiği" ifade edildi. CHP'li vekillerin de suçlandığı fezlekede, protestolar "darbe" olarak nitelendi. Fezlekede, bazı twit'lere de yer verilerek, bu twitt'lerin halkı hükümete karşı kin ve düşmanlığa tahrik amacıyla atıldığı tespitine yer verildi. Twit'lerden bazıları şöyle:
- Kızılay meydanında yüzbinler toplandı. Polis Güvenparkta gaz bombaları atıyor. Halk dağılmıyor. Haydi Ankara Kızılay'a.
- Millet RTE'nin Keçiörendeki evine doğru yürüyor. Asıl bomba orada patlayacak.
- Sonuç alıcı eylemler dönemine girdik. Yeter artık hükümet istifa.
- Sık bakalım, sık bakalım biber gazı sık bakalım kaskını çıkar copunu bırak delikanlı kim gör bakalım dedik gördüler.
- TRT önünde panzerlere su taşıyan tankerin su deposu eylemciler tarafından patlatıldı.(Fotoğrafı paylaşıldı)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme