9 Haziran 2013 Pazar


6 Haziran 2013

Birkaç dakikalık özgürlük şarkısı

GÖKÇER TAHİNCİOĞLU

Bütün olup biteni anlamaya tek bir bakış açısı yetmiyor.
Ne solun geleneksel söylemleri, ne Kemalizm'in eski ezberleri, ne ulusalcı hassasiyet, ne antikapitalist söylem, ne emperyalist başkaldırı.
Sadece gençlik değil, sadece kadınlar değil, sadece solcular değil.
Ama hepsi en öndeler.
Nasıl hatmettiğimiz söylemler açıklamıyorsa yaşananları, eleştiriler de yetmiyor anlamaya karşı safları.
İşin tek bir yanını tutup da rutinleriyle konuşan herkes duvara toslayıp, coşkulu ve yaratıcı kalabalığın esprilerinin ana fikrinde buluyor kendisini.
Nasıl; dalga dalga Türkiye'ye yayılan ve belki de bütünüyle en doğru şekilde kendisini Taksim'de gösteren "ileri özgürlük" sevdası net olarak anlaşılamıyorsa bazı kesimlerce, Ankara da hala anlatamıyor kendisini bu muazzam kalabalığa.


6 Haziran 2013

Birkaç dakikalık özgürlük şarkısı

GÖKÇER TAHİNCİOĞLU

Bütün olup biteni anlamaya tek bir bakış açısı yetmiyor.
Ne solun geleneksel söylemleri, ne Kemalizm'in eski ezberleri, ne ulusalcı hassasiyet, ne antikapitalist söylem, ne emperyalist başkaldırı.
Sadece gençlik değil, sadece kadınlar değil, sadece solcular değil.
Ama hepsi en öndeler.
Nasıl hatmettiğimiz söylemler açıklamıyorsa yaşananları, eleştiriler de yetmiyor anlamaya karşı safları.
İşin tek bir yanını tutup da rutinleriyle konuşan herkes duvara toslayıp, coşkulu ve yaratıcı kalabalığın esprilerinin ana fikrinde buluyor kendisini.
Nasıl; dalga dalga Türkiye'ye yayılan ve belki de bütünüyle en doğru şekilde kendisini Taksim'de gösteren "ileri özgürlük" sevdası net olarak anlaşılamıyorsa bazı kesimlerce, Ankara da hala anlatamıyor kendisini bu muazzam kalabalığa.

Her yer devlet

Gece olup da karanlık çöktüğünde sokaklara, CHP seçmenin açık ara önde olduğu Oran'da, "Milli Savunma Bakanlığı" lojmanları önünden, "Mustafa Kemal'in askerleriyiz sesleri" yükseliyor. Solun kalesi Nato Yolu'ndan, "Yaşasın devrim ve sosyalizm" sesleri geliyor. Dikmen'den Alevi yurttaşlar "Şeriata geçit yok" diye haykırırken, Mülkiye'nin evsahibi Cebeci sokakları, "Bu memleket bizim" diye bağırıyor 68 ruhuyla.
Mahallelerin on katı bir kalabalık ise her akşam Kuğulupark'ta.
Başkentin "yukarılarının" gençliği, herkesi hayrete düşüren bir kararlılıkla, zıplayarak, gazdan yılmayarak, dağıtılana kadar bağırıyorsa da sabaha kadar, Taksim yine de en çok Kızılay'da.
Sahra Hastanesi'ne dönüştürülen Mülkiyeliler Birliği, tepsilerde acıkanlara yiyecek dağıtılan Yüksel Caddesi, dükkanlarında ne var ne yok masalara koymuş, protestoculara dağıtan Konur, Karanfil, Olgunlar ve Ankara'nın her yanından insanların aktığı meydan.
Yine de ancak yarım saat sürebiliyor coşku.
Başbakanlık'a Kızılay'dan açılan kapı, buralara konuşlanmış polislerin gazlarıyla Kızılay'ı ikiye bölüyor. Polislere karşılık vermek, "Başbakanlık'a yürüyüp hükümeti devirmeye çalışmak" demek artık savcılık kayıtlarına göre.
Gazın ikiye böldüğü başkentin yukarı kısmında kalanlar ise Kızılay'a ara yollardan geçip gitmek isteseler, Meclis'e yürümüş sayılacak.
Polise direnmenin daha köşeli anlamları var burada; "Ne tarafa dönersen devlet, nereye yönelsen darbeye teşebbüs."
Her şey biraz daha sert.

Özgürlük şarkısı 1 dakika

O yüzden Kızılay'a bir umut gelen herkes, o sertliğin bitmesini, Taksim'deki coşkunun başlamasını bekliyor günlerdir. Burada da tıpkı İstanbul gibi; bir yanda beyaz yakalılar, biraz ileride biraz daha radikaller, yanıbaşlarında çevreciler, her yaşta kadın, her üniversiteden gençler ve liseliler var fazlasıyla. Burada da gönüllü sağlık ekipleri, yemek taşıyan teyzeler, maske dağıtan gençler, esprili sokak yazıları var.
Ama tek merkezli başkentin merkezinde ancak dakikalar sürebiliyor bütün o naif özgürlük şarkıları.
Sonra yeniden gözünden vurulanlar, ayağı kırılanlar, taş atanlar, cop yiyenler, TOMA'lar, Akrepler ve şehre çöken gaz bulutu.
Soruşturmalar, gözaltılar, küfürler, çığlıklar.
Bir meydanda buluşup, neşeli halaylarla başka bir dünyayı istediğini haykırmanın sevincini yaşayamama burukluğu var Ankara meydanlarında günlerdir.
Başkentten kalkmayan gaz bulutunun yanında, Ankara'lı bir bulut.
Koyu gri, sert ve yalnız bir duygu bulutu.







Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme