9 Haziran 2013 Pazar

6 Haziran 2013

Protestocunun yüzünden bu cisim çıktı

Orantısız şiddete hala soruşturma yok

Sarısülük'ün ailesinden şikayet

İzmir Başsavcıvekili: Resen soruşturmayı bilmiyorum, şikayet olursa bakarız

GÖKÇER TAHİNCİOĞLU Ankara

Ankara ve İzmir başta olmak üzere çeşitli illerde Taksim Gezi Parkı nedeniyle başlayıp boyutlanan protestolara yönelik "darbe ve örgüt" suçlamalarıyla başlatılan soruşturmalar devam ederken, polisin orantısız şiddet kullandığı iddialarına yönelik işlem yapılmaması eleştiri konusu oldu. Ankara'da başına giren metal cisim nedeniyle yoğun bakımda bulunan ve halen uyutulan Ethem Sarısülük'ün ailesi ve avukatları, şikayetlerine rağmen sorumluların saptanması için adım atılmadığını iddia ederken, Abdullah Koç adlı göstericinin yüzünden de hastane kayıtlarına "plastik mermi" olarak geçen cisim çıkartıldı. Cisimle birlikte suç duyurusunda bulunan avukatlar, savcılığı harekete geçmemekle suçladı. Twitter mesajı gönderenlere yönelik başlatılan soruşturmayla gündeme gelen İzmir'de ise İzmir Başsavcı Vekili Ali Haydar Ölmez, çivili sopa taşıdığı iddia edilen emniyet mensupları ve orantısız şiddet kullanan polisler hakkında resen soruşturma başlatılıp başlatılmadığını bilmediğini belirterek, "Şikayet olursa başlatılır. Resen var mı bilmiyorum. Esasen bir eylemleri yoksa, emniyetin disiplin soruşturmasına konu bir olaydır" dedi.


6 Haziran 2013

Protestocunun yüzünden bu cisim çıktı

Orantısız şiddete hala soruşturma yok

Sarısülük'ün ailesinden şikayet

İzmir Başsavcıvekili: Resen soruşturmayı bilmiyorum, şikayet olursa bakarız

GÖKÇER TAHİNCİOĞLU Ankara

Ankara ve İzmir başta olmak üzere çeşitli illerde Taksim Gezi Parkı nedeniyle başlayıp boyutlanan protestolara yönelik "darbe ve örgüt" suçlamalarıyla başlatılan soruşturmalar devam ederken, polisin orantısız şiddet kullandığı iddialarına yönelik işlem yapılmaması eleştiri konusu oldu. Ankara'da başına giren metal cisim nedeniyle yoğun bakımda bulunan ve halen uyutulan Ethem Sarısülük'ün ailesi ve avukatları, şikayetlerine rağmen sorumluların saptanması için adım atılmadığını iddia ederken, Abdullah Koç adlı göstericinin yüzünden de hastane kayıtlarına "plastik mermi" olarak geçen cisim çıkartıldı. Cisimle birlikte suç duyurusunda bulunan avukatlar, savcılığı harekete geçmemekle suçladı. Twitter mesajı gönderenlere yönelik başlatılan soruşturmayla gündeme gelen İzmir'de ise İzmir Başsavcı Vekili Ali Haydar Ölmez, çivili sopa taşıdığı iddia edilen emniyet mensupları ve orantısız şiddet kullanan polisler hakkında resen soruşturma başlatılıp başlatılmadığını bilmediğini belirterek, "Şikayet olursa başlatılır. Resen var mı bilmiyorum. Esasen bir eylemleri yoksa, emniyetin disiplin soruşturmasına konu bir olaydır" dedi.
Mağdurlar şikayetçi

Taksim Gezi Parkı'nda başlayıp boyutlanarak Türkiye'ye yayılan olaylarla ilgili göstericilere yönelik başlatılan soruşturmalar sürerken, polisin aşırı güç kullanımı nedeniyle mağdur olduğunu iddia edenler ve yakınları, savcılıkların bu konuda harekete geçmemesinden yakındı.
Ankara'da, başına giren metal cisim nedeniyle yoğun bakımda tutulan ve günlerdir uyutulan 26 yaşındaki Etem Sarısülük'ün ailesi, suç duyurusunda bulunmalarına rağmen savcılığın hala harekete geçmediğini, sundukları görüntülerde, Sarısülük'ü vuran polisin bile net olarak görülmesine rağmen hala işlem yapılmadığını, bu nedenle savcılıkla yeniden görüşeceklerini bildirdi.

Plastik mermi iddiası

Polisin, olaylar sırasında kullanıp kullanmadığı konusunda tartışmalar bulunan plastik mermi konusunda da savcılığa çarpıcı bir başvuru yapıldı. Elmacık kemiğine isabet eden cisim nedeniyle yüzünde kırıklar oluşan Abdullah Koç adlı göstericinin yüzünden, hastanede yapılan operasyonla plastik mermi olduğu iddia edilen bir parça çıkartıldı. Hastane kayıtlarına "plastik mermi gelmiş" diye geçen olayla ilgili olarak, avukatlar, cismin fotoğrafını çekerek savcılığa sundu.
Avukatlar, benzer durumdaki birçok mağdurun başvurusunun olduğunu, başvuru olmasa bile savcılığın resen harekete geçmesi gerektiğini ancak yapılan bir işlem bulunmadığını iddia etti.

İzmir'de de hareket yok

Twitter gözaltılarıyla gündeme gelen İzmir'de, savcılık, gözaltına alınan gençleri, emniyette ifadeleri alındıktan sonra serbest bıraktı. Ancak savcılığın "örgütlü" suçlara bakan biriminin hala soruşturmayı sürdürdüğü ve gözaltına alınan isimlerle birlikte çok sayıda isim hakkında dava açılabileceği belirtildi.
İzmir Başsavcı Vekili Ölmez, İzmir'de, ellerinde çivili sopa bulunan sivil polisin protestoculara müdahale ettiği iddiaları konusunda, "resen başlatılan bir soruşturma yok bildiğim kadarıyla. Net olarak bilmiyorum. Ama şikayet olursa arkadaşlarımız gerekli işlemi yapar. Esasen bu konu emniyetin disiplin soruşturmasına konu bir olaydır. Ama bir eylemleri varsa, şikayet olursa gereken yapılır" diye konuştu.
Ölmez, twitter mesajlarıyla ilgili soruşturma için de "Bu soruşturma twitter mesajları nedeniyle değil, mesajların içeriğiyle ilgili. Arkadaşlarımız çalışıyor. Daha çok başında, değerlendirmeler yapılıyor" dedi.

KUTU

"Gözaltılar hukuka aykırı"

Eski bilişim suçları savcısı, Ufuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Hakan Kızılarslan ise yürütülen soruşturmalarla ilgili şunları söyledi:
"Hukukumuzda bilişim yollarından delil elde edilmesi Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. maddesindeki şekil şartlarına tabi olup, bu şartlar gerçekleştirilmeden elde edilen deliller yok hükmünde sayılmaktadır. Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde yapılan yayınlarla ilgili yapılan soruştırmalar iki ayaklı yürüyor. Öncelikle yayının içeriğinin ele geçirilmesi ikincisi ise bu yayının kim tarafından yapıldığına ilişkin trafik bilgileri, yani internet protokollerinin saptanması. İlk hususun saptanması ancak server'lerdeki incelemeyle mümkündür. Server'lerın yurt dışında olduğu durumlarda bu konu ülkelerarası adli yardım sözleşmeleri ve bilişim alanında da siber suçlar sözleşmesi hükümleriyle halledilmektedir. Ancak yurtdışında özellikle ABD'de gelişmiş olan insan haklarına duyarlılık ve bu anlamdaki kişisel bilgilerin korunması yasaları gereği server sahipleri yardım isteyen ülkelerdeki insan hakları uygulamaları ve kişisel verilerin korunması yasalarının bulunup bulunmadığına bakarak, takdir haklarını kullanmaktadırlar. Bu özünde doğru ve olması gereken bir yaklaşımdır. Türkiye'de kişisel verilerin korunması kanunu halen yoktur. Bu nedenle ABD'de bulunan söz konusu şirketler, bu bilgileri vermemektedirler. Bilgilere ulaşılsa bile o içeriğin bizzat şüphelilerce yüklenip yüklenmediği, CMK kapsamında ağır şekil şartları taşıyan koruma tedbirleriyle mümkündür. Bu nedenle, bu delillerle doğrudan gözaltı kararı verilmesi hukun aşılması anlamı taşımaktadır. Hukuka uygun yollarla elde edilmeyen deliller, dürüst yargılama ( fair trial) ilkesi gereği yok hükmündedir."


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme